2 dk

Damla

01/18/2026

Yüzümle Mutluyum Derneği’nin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Toplumda görünür farklılığı olan bireylerin yalnız olmadığını bilmek kadar, bir araya gelmenin, paylaşmanın ve dayanışmanın iyileştirici gücüne inanıyorum. Bu çatı altında, görünür farklılıkların saklanması değil, görünür olmasının ne kadar kıymetli olduğunu birlikte gösteriyoruz. Psikolog kimliğimle çeşitli gönüllü projelerde yer aldım; özellikle okullarda akran zorbalığı üzerine seminerler verdim. Hem mesleki bilgi birikimimle hem de kendi yaşam deneyimimle, bireylerin kendilerini daha güçlü, daha değerli ve daha görünür hissedebilmelerine katkı sunmayı önemsiyorum.

Ben Damla. 31 yaşındayım. Doğumsal olarak çift taraflı damak ve dudak yarığına sahibim. Aynı zamanda bir psikoloğum.

Bebeklikten bu yana birçok cerrahi operasyon ve tedavi sürecinden geçtim. Bu yolculuk boyunca zaman zaman “konuşamaz”, “duyamaz”, “zorlanır” gibi önyargılarla karşılaştım. Ancak hayat bana, söylenenlerin değil inanılanların gerçek olduğunu öğretti. Tüm bu kalıpların aksine; konuşkan, neşeli, enerjik ve hayatla temas halinde bir birey oldum. Bazen hiç susmuyor olabilirim 😊

Eğitim hayatım, kendimle kurduğum bağın en güçlü alanlarından biri oldu. Öğrenmeyi, okumayı ve ders çalışmayı her zaman çok sevdim. Tedavi sürecimle eş zamanlı olarak eğitimime ara vermeden devam ettim. Bu süreç bana şunu öğretti: İnsan, koşulları ne olursa olsun kendine alan açtığında büyümeye devam edebilir.

Psikolog olmam tesadüf değil. İnsanları dinlemeyi, anlamayı ve birlikte çözüm üretmeyi seviyorum. Mesleki yolculuğumda özellikle görünür farklılığı olan bireylerin kendini kabulleniş süreci, özgüven geliştirme ve olduğu haliyle kendini sevme temaları benim için çok kıymetli. Çünkü bu alanlar sadece teorik bilgilerden değil, bizzat yaşanmış bir deneyimden besleniyor.

Kendi kabulleniş sürecim; yüzümle, sesimle, bedenimle ve hikâyemle barışmayı içeriyor. “Değişmesi gereken ben değilim, bakış açıları” diyebildiğim noktada özgüvenimin güçlendiğini fark ettim. Bugün hem bireysel yaşamımda hem de mesleki duruşumda, olduğum halimle var olmanın dönüştürücü gücüne inanıyorum.

Dans, hayatımda çok özel bir yerde duruyor. Dans etmeyi bir hobi olmanın ötesinde, duygularımı ifade edebildiğim bir alan olarak görüyorum. Bedenimle kurduğum bağın, özgürleşmenin ve kendimi olduğu gibi kabul etmenin en somut yansımalarından biri. Dans ederken kusursuz olma çabasından uzak, tamamen kendim olarak var oluyorum. Bu da bana büyük bir güç ve yaşam enerjisi katıyor.

Yüzümle Mutluyum Derneği’nin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Toplumda görünür farklılığı olan bireylerin yalnız olmadığını bilmek kadar, bir araya gelmenin, paylaşmanın ve dayanışmanın iyileştirici gücüne inanıyorum. Bu çatı altında, görünür farklılıkların saklanması değil, görünür olmasının ne kadar kıymetli olduğunu birlikte gösteriyoruz.

Psikolog kimliğimle çeşitli gönüllü projelerde yer aldım; özellikle okullarda akran zorbalığı üzerine seminerler verdim. Hem mesleki bilgi birikimimle hem de kendi yaşam deneyimimle, bireylerin kendilerini daha güçlü, daha değerli ve daha görünür hissedebilmelerine katkı sunmayı önemsiyorum.

Bugün geldiğim noktada; kendi kabulleniş sürecimi sağlıklı bir şekilde tamamladığımı ve bu süreci başkalarına umut olacak bir şekilde aktarabildiğimi düşünüyorum. Hikâyemin, yalnızca bana değil, benzer yollardan geçen herkese cesaret vermesini diliyorum.

Bu içeriği paylaş

Bültenimize abone olun

Yeni hikayeler, yaklaşan etkinlikler ve nasıl katılabileceğiniz hakkında bilgi alın.

Gizliliğinize önem veriyoruz. Gizlilik politikamızı okuyun.