2 dk

Şükrü

01/15/2026

Herkesin bir hikâyesi var. Şükrü’nünki ise cesaret, kabulleniş ve kendin olabilmenin gücüyle yazılmış bir hikâye. Yüzümle Mutluyum Derneği olarak, bireylerimizin sesini duyurmaya, görünürlüğü birlikte artırmaya devam ediyoruz. Şükrü, yaşadıklarını paylaşarak yalnız olmadığımızı hatırlatıyor; farklılıkların bir eksiklik değil, insan olmanın doğal bir parçası olduğunu gösteriyor. Bu hikâyeyi okumak, belki de birine “yalnız değilsin” demenin en sade yolu. İyi ki varsın Şükrü. 🤍


Merhaba, ben Şükrü.


Otobiyografimi yazdığım bu gün, hayattaki 10.680. günüm.


29 yaşındayım. Yarışmaya İzmir'den katılıyorum. Kendi yağında kavrulan, sessiz biriyim. Kendimi hâlâ çocuk gibi görüyorum. Noktalama işaretlerinin hakkını veriyorum. Kararsız olmam en sevmediğim huyumdur; dengesizliğim ise nirvanam.


On yaşındayken bir tümör, yaşantıma dâhil oldu. Sol yanağımın anormal şekilde şişmesiyle tanıştık. “Hâli vakti nasıldır?” denilerek biyopsiler alındı. Meğer desmoid bir tümörmüş; diğer adıyla agresif fibromatozis. Ne iyi ne kötü, orta karar kalıcı bir misafir. Metastazla işi yokmuş ama yerel yayılım yapar, bir de fırsatını buldu mu nüks edermiş.


İlk önce radyoterapi, ardından kemoterapi ile beslenerek şımarıklığının önüne geçildi. Ancak huylu, huyundan vazgeçmiyor ki, nüks edesi tuttu. Operasyonla bu hiperaktifliğine nokta konuldu.


Tedavi süresi boyunca sosyal hayattan sürgünlük; operasyonun ardından yüzümde kalan şekil bozukluğu… Hak verirsiniz ki, insanda pek de sağlam bir psikoloji bırakmıyor.


Lise dönemim yarı asosyal geçti. Üniversite ve sonrası kendimi tanıma ve anlama dönemim oldu. Başta fark etmesem de zamanla yalnızca mesleki değil; insani değerler, genel kültür gibi alanlarda da kendimi geliştirdiğimi fark ettim. Üniversitenin kişisel gelişimime katkısı azımsanacak gibi değildi.


Bu arada Sakarya Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı bölümü mezunuyum. İllüstrasyon yapmayı çok severim. Tuvalde uzun uzun, ince ince oyalanırım; genellikle müzik eşliğinde.


Uzun zamandır balığa gitmiyorum. Sanırım onun da zamanı geldi. Lakin fırsat bulamıyorum. Öğrencilik hayatını bir türlü bitiremedim. Zamanın benden biraz daha hızlı yürüdüğünü daha net görür oldum. Otuzuma bir kalmış şurada; aman Tanrı’m! EKPSS sınavına hazırlanıyorum; iş hayatımda...


İnsanın hayatta hedefleri olmalı.

Sırt çevirince, hayat “Sana ne oldu?” diye sormuyor.


Melankolizmi severim ama pozitifliği kaybetmemeli.

Tutunmayı bilmeli.


Gün gelir, yük hafifler; yol yine yol olur.

Yola devam etmeli.

Şükrü Şahin

Bu içeriği paylaş

Bültenimize abone olun

Yeni hikayeler, yaklaşan etkinlikler ve nasıl katılabileceğiniz hakkında bilgi alın.

Gizliliğinize önem veriyoruz. Gizlilik politikamızı okuyun.